Hakkımda

Baştan söylemekte yarar var. Aşağıdaki tüm şeyler tamamen bana özeldir ve saçmalamadan ibarettir :) Bu yüzden merak etmiyorsanız bundan sonrasını okumayın.
Dip olmayan Not: Tüm bu yazı 2006 yılındaki psikolojim ve düşüncelerimden ibarettir. Bir ara güncelleyeceğim ama ne zaman inanın ki bilmiyorum :)

Coldfish kimdir?
Coldfish nam-ı diğer Çağdaş Sözer’dir.
Coldfish takma ismini nerden buldun?
Coldfish nickinin hikâyesi gerçekten biraz eskiye dayanıyor. Nerden baksam hiç değiştirmeden 4 yıldır kullanmaktayım. Sizde takdir edersiniz ki internette insanların her yere ismini vermek istememesinden dolayı doğmuş olan takma isimleri(nickleri) bilgisayar kullanmaya başladığımdan beri kullanmaktayım. Genelde az değiştirmişimdir. Coldfish’i ise hiç değiştireceğimi zannetmiyorum. Çünkü her manada benle özdeşleşti diyebilirim. Sırası ile Jackal, anti_scv, Uxelen Morniel, crazyterran, NovemberRain,coldwish gibi neüdü belirsiz takma isimler kullanmışlığım var.Neden söylüyorum bende bilmiyorum. Ama buraya kadar gelip de hakkımda gibi gereksiz bir linke tıklıyorsanız ve halen de okumaktaysanız demek ki bir şeyleri merak ediyorsunuz :) Neyse ne diyordum efendim, bu nick bana abbot(Şu anda askerdedir kulakları çınlasın. Çok severim kendisini) denilen arkadaşımın nickimle dalga geçmesiyle bu hale gelmiştir. Coldwish nickime gıcık olup ta 24 saat bana coldfish coldfish diye seslenince nasıl olduysa nick üzerime yapıştı ve kaldı. Şu anda halimden çok memnunum o başka. Teşekkür ederim APPOTUM ;)
Hangi denizlerden geldin? Hangi denizlerde yaşamaya çalışıyorsun?
Aslen Balıkesir köyünün Susurluk ilçesinden gelmekteyim(Bilmeyeniniz yoktur herhalde. Ayranı ile ünlü! Başka şeyleri ile değil!) 5 yıldır İstanbul gibi taptığım bir şehirde yaşamaktayım. Kadir Üniversitesi Elektronik Mühendisliğinden Temmuz 2006 itibariyle yeni mezun olmuş bir gencim. Yani teorik olarak Elektronik Mühendisi oluyorum. Ama daha ne devreye bir bileşen takabilirim, ne lehim tutabilirim, hadi hepsini geçtim ne de simülasyon yapabilirim :) Tecrübesiz, bilgisiz bir mühendis olarak sudan çıkmış “saf bir balık” gibi dünyaya karşı aptalca bakmaktayım. Tabi “aptallığımdan” olacak ki okumaya doyamadım şimdi bir de gittim yüksek lisansa kaydoldum. Eylül 2006 itibariyle de İTÜ Telekomünikasyon Mühendisliğinde okumaya başlayacağım. Benim neyime ise artık okumak :)

Nasıl bir balıksın? Nerelerde yüzersin?
Esasında tembel biriyimdir(Eğer planım ve işlerim yoksa). Genellikle işlerimi son ana kadar bırakırım. En önemli özelliğimdir. Ama bu güne kadar yetiştiremediğim bir işte olmamıştır. Zeki ve çalışkan asla olamadım, benimki çok farklı bir durum..Son saniyede içime büyük bir hırs gelir nerden geliyorsa; o şekilde tüm işlerimi yetiştiririm. Yaptığım işler hiç de fena olmazlar laf aramızda ;) Hırsıma ve titizliğime çok güvenirim. Yaptığım her işte estetik konulara da çok dikkat ederim. Resim ve grafik konularına olan ilgimden dolayı yaptığım işlerde görselliği ön plana çıkarmayı severim(İçeriğim her halükarda sağlamdır).
Çok farklı açılardan hayatı yaşarım. Özellikle İstanbul gibi bir şehirde okuldan evine gidip gelmek için 4 saat harcayan(Küçükyalı-Unkapanı) biri olduğum için her mekân, yol ve bölgede anılarım vardır. Genellikle yolumu birçok yere takılarak bitirmeyi tercih ederim. Yoksa çok yorucu oluyor. İstanbulluların çoğundan daha iyi İstanbul’u bildiğimi söyleyebilirim bu yüzden. 2 kıtada yaşayıp bol gezmiş biri olarak İstanbul’u tam anlamıyla yaşadığımı düşünüyorum(Pek az İstanbullu iki tarafını da çok iyi bilir). Farklı mekânları denemeyi severim bu yüzden. Ama bazı sabitliklerim vardır. Sevdiğim yere sıkılmadan yüzlerce kez gidebilirim. Bu konuda biraz sürtüğümdür. Paramı yemeğe, eğlenmeye ve arkadaşlarımla birlikte olmaya harcarken hiç düşünmem. Ama para harcamada temkinliyimdir(Harcamasını iyi bilirim :P )
Genelde çok sakinimdir. Dışarıdan -nickimdeki gibi- çok güzel soğuk görünürüm. HEHE. Arkadaşlarıma sorarsanız da bunu doğru olmadığını hepsi söyleyeceklerdir. Elimden geldiğince de o sakinliğimi ağırbaşlılığımı korumaya çalışırım.
Çok sabırlıyımdır. İnanılmaz derece bazı konulara ve insanlara sabredebilirim. Gıkım bile çıkmaz. Ama patladığımda yanımda olmamanızı tavsiye ederim. Çünkü sinirim nadir olarak ortaya çıksa da çıktıktan sonra ben bile kontrolümü yitiririm. Söylemek istemediğim sözler ağzımdan çıkabilir, istemeden birçok saçma şeylerde yapabilirim. Bildiğim tek şey sinirim geçse de laflarımdan ve hareketlerimden dolayı özür dileyemiyorum(Boğa Burcu).Çünkü sinirleniyorsam beni delirten, kahreden, sabredemeyeceğim bir olay olmuştur ve bu yüzden genelde kendimi haklı görürüm.
Genelde her şeye iyimser olarak bakarım. Kötüye yormam. İnsanları görünüşleri ile yargılamam -çoğu insanın aksine- ve onlara temkinli yaklaşmam. Güvenimi çok hızla kazabilirsiniz(Zaten en büyük hatalarımdan biride budur). Daha yeni tanıdığım insanlar için bile büyük yardımları hiç düşünmeden yapabiliyorum. Dostlarımın ise yerleri apayrıdır. Onlar için iki elim kanda olsa bile yardımlarına koşarım. Tüm bunlara rağmen gerçekten arkadaşlığı bozacak bir durumda bulunurlarsa da onları direk olarak kafamdan silerim. Çünkü laçkalaşan arkadaşlıklardan hazzetmem.
İçki, sigara içmem! Hayatımda ağzıma bile sürmedim, sürmem de..Çok güzel light kola,meyve suyu,powerade-gatorade içerim. Bu arada powerade içmekten ishal oldum, tavsiye etmiyorum bu yüzden :)
Mutlaka günde 1–2 saatte olsa internete girerim. İnternet benim için büyük bir bilgi kaynağı. Bu zaman içerisinde genellikle araştırma yaparım. İnternette bir şeyler bulup okumayı çok severim. Oyun “hiç” oynamıyorum artık. Bir zamanlar starcraft ve ultima online da az zamanımı harcamamıştım :) Hala marine&medic ve tank sesleri kulağıma gelir.ahh ahhhh..
Fishism Nedir?
Balıkları diğer deniz canlılarından üstün görmek ve balık ırkını kendi içinde ayrım gözetmeksizin(kalkan, lüfer, istavrit) yüceltmeyi prensip edinmiş felsefe. Dersem inanmayın :)
Belki hatırlarsınız Ally McBeal’da Richard Fish vardı. Bu felsefeyi bu adam oluşturmuştur, belki hatırlamışsınızdır. Kendisine has birçok güzel söylemleri vardır bu şahsiyetin :) Tabi genellikle para ve bunun getirisi olan kadınlar üzerine bir felsefedir. Bu söylemlerden bir kaçını vereyim:
“you’re not who you are, you’re only what other people think you are.”
“love is a bridge ally ,you can not trust on it.the only thing that you can trust is money.once you have it,everything will follow”
“you crushed his porsche, next best thing to his penis. bygones.”
“make enough money, everything else will follow.”
Tabi benim felsefem bunla alakalı değil. Benimki nickimden gelen farklı bir anlam taşıyor. Fishism bana göre şudur:
Hayat ve yaşam gerçekten çok büyük ve karmaşık bir yapıya sahip..Aynı okyanuslarda olduğu gibi..
İnsanlar ve hayvanlar çok farklı karakterlere sahipler, aynı balıklar ve okyanusta bulunan binlerce çeşit canlı gibi..
Bu canlıların hepsi farklı amaç ve arzulara sahipler, aynı insanlarda olduğu gibi..
Hepsinin tek amacı var; iyi bir şekilde yaşamak ve sağ kalmak. Tüm insanların yapmaya çalıştığı gibi..
Bu iki farklı dünyanın ise ortak bir kazananı var: “En güçlüler..”
Günümüzde de “güçlü” sıfatını kazanmak hiçte öyle kolay değil. Eski manadaki “kaba güç” artık günümüzde yerini “bilgi birikimine” bıraktı. Zekâsını ve bilgisini doğru şekilde kullanmayı başaran insanlar gücü rahatlıkla ellerine geçirip iyi yerlere gelebiliyorlar. Benim de amacım her zaman “bilgiye” ve bununla birlikte “güce” sahip olmak. Bu yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
İşte fishism felsefem budur. Sloganım da buradan geliyor:
“The fish doesn’t think because the fish knows everything”.
“Balık” düşünmez, çünkü o her şeyi bilir.
Duyduğumuza göre “Boğa” burcuymuşsun. Özellikleri nelerdir? (Birazda gırgır)
Komünler halinde yaşamayı sever, genelde bulundukları ortamda eşleri dostları arasında en azından bir kaç boğa daha bulunur. kendi aralarında “mmhh hmmm” tarzı homurdanarak iletişim kurarlar, ağaçsakal tarzı bir dinginliğe sahiptirler diyebiliriz. boğa burcu erkeği, zendir, cooldur, kasmayan adamdır. “if it ain’t broken dont fix it” “kalıbı dinlendir” “en iyi yol bildiğin yoldur” “good formula goes on” “kazanan 11 bozulmaz” tarzı statüko tandanslı laflar boğa burcu erkekleri tarafından ortaya atılmıştır.
Yeni bir ortama girdiğinde çok zor kaynaşır, sallamaz tavırları, ketumluğu ve ukalalığı etrafındaki insanları “denyo la bu” fikrine sürükleyip uzaklaştırabilir.. gelgelelim, kendini sevdirdi mi tam sevdirir, dostlukları kalıcıdır, ciddi bir kazık atma vukuu bulmadıkça bir ömür boyu sürer. doğuştan hoşgörülü boğa burcu erkeği için, herkes dost olabilir, ama en uyumlu insanlar genelde yine boğa burcundan çıkar, gelgelelim eğlenmek için uyumsuz bir kombinasyondur bu, araya farklı insanların girip katalizor olması gerekir..
Boğa burcu erkekleri aslında gelişkin birer ai’dirler, çoğu zaman manual input ile çalışırlar.. ani fevri karar diye birşey yoktur, daha önce uygulanmış işleyen sistem vardır, eğer böyle bi sistem yoksa, öyle bi kavram da yoktur, boğa burcu erkeği crash eder. hareketlerini protokollere dayandırır, sırtını rütine ve denenmiş olana yaslar, yeniliklere karşı fevkelade şüphecidir. en bağnaz dinciler, en fanatik taraftarlar bu insanlardan çıkar. tartışmalarda denyoluk seviyesinde inatçıdır, haksız olduğunu bilse ve hissetse bile yiğitliğe bok sürmemek için sonuna kadar inat eder, türlü laf ebeliklerine başvurur, “aa ehi ehi haklıymışsın” demektense büyük kaybetmeyi tercih eder. ona yapılan eleştirileri umursamaz görünse de içten içe son derece duygusaldır, ve çok kırılır, ama ketumdur asla bozulduğunu ifade etmez, ancak trip atmasından anlaşılabilir.
Mütemadiyen kafası başka yerdedir bu insanların, uzaklara dalıp gitmek varsayılan özellikleridir, bunu yapmak için illa dertli olmaları gerekmez. bir işe konsantre olduklarında %100 kendilerini verirler, ama motive olmaları çok zordur. “ne kasıcam baba” türevi laflar hep bu erkişilerin ağzından çıkar. kendilerine karşı sorumsuz olabilseler de, eşine dostuna karşı oldukça sorumluluk sahibidir bu insanlar, verilmiş sözler bozulamaz, kırılamaz. bu nedenle akit insanlarıdır bunlar, kontratlarla, kesin kurallarla oynamayı severler, imalı kaş göz oyunlu triplerden haz etmezler, her şeyin açık net ve ortada olmasını isterler. bazı şeyleri çok zor kavrarlar, duruma göre jeton çok zor düşebilir, ama bunlar teknik bilimsel hususlardan çok duygusal konulardır. askeri düzen en güzelidir, hukuk şahane bir olaydır onlar için. rütbe kavramına sıcak bakarlar, altlarına üstünlük kurmayı severler.
Boğa burcu erkeği, mümkün mertebe güvenemediği insanla kaynaşmaz, sevgilimleşmez, ilişkinin seviyesini belli bir noktada sabitler. ukala ve kendini beğenmiş olmasına rağmen, aynı zamanda kendine güvenemez ve hep alttan alır, kesin hedeflere odaklanır, bu nedendir mütevazi oldukları düşünülebilir. insan ilişkilerinde mevlana sabrı ve hoşgörüsü göstermesi bu ilişkilerin uzun vadeli olmasına zemin hazırlar, ama ne zaman ki boğa burcu erkeği eşşek yerine konduğunu anlar, direkt ipleri koparır, köprüleri yakar. “sikerim böyle aşkın ızdırabını” bu burcun güzide erkekleri tarafından icat edilmiş bir laf öbeğidir, her ne kadar kurulmuş düzeni bozmak istemeseler de, ve sekse düşkünlükleri isviçreli bilim adamlarınca kanıtlanmış olsa da, işlemeyen ilişkiyi kesip atmakta birincidirler. eğer ki manasız bir şekilde bu ilişki devam ediyorsa, üzülerek ifade ediyorum, ortada bi sakatlık bir çıkar ilişkisi söz konusudur… biten ilişkinin ardından eski sevgiliyle arkadaş kalmak, bu insanların doğası gereği tam anlamıyla pek mümkün değildir. bunun yanısıra badak olma ihtimali en yüksek erkek grubuna mensuptur boğa burcu erkeği, evden çıkmaz, ortamlara akmaz, yaban kalır bu işlere. doğası gereği saftır, karşısındakine kızamaz ve güvenmek ister, buna ihtiyaç duyar, ne zamanki güveni kaybeder, o ortamdan sekerek uzaklaşır. gerçek anlamda intikamcı, kinci olmaları gibi bir durum söz konusu değildir, ama düşman da dostları gibi kalıcıdır.
Boğa burcu erkeği trafikte tartışmaya giren adam değildir, arabadan direkt levyeyle inen adamdır. default olarak delikanlıdır, bu kavramı karşısındakine iyi ya da kötü aktarabilmesi genelde kendi zeka seviyesi, duygusal olgunluğu ve psikolojik durumuyla orantılıdır ve ilgilidir. kıskanç ve sahiplenici olurlar, bu özellikleri iyi “eşiğinde” tutabilmek herkesin harcı değildir.
sekse olan düşkünlükleri onları akrep burcu erkekleri gibi çükünün doğrultusunda giden adam yapmaz, aksine, bu burcun erkekleri zaten yürüyen çüktür, beyinleri üstünde binbir shortcut olan bin çeşit program açık bir desktop gibidir, ne zamanki bunlar görüntüden kalkar, background image olarak cinsellik kabak gibi öne çıkacaktır.
EQsu(emotional intelligence quotient) > IQsu(Intelligence quotient)ndan, çok dogru bir varsayımdır. Hisleri çok kuvvetlidir:)

Bu siteyi neden kurdun?
Siteyi kurmamdaki amacım elimdeki kaynakları insanların beğenisine açmaktı. İnterneti kullanmaya başladığımdan beri birçok farklı işle uğraştım. Bunun içerisinde yazılımlar, işletim sistemleri, web tasarım işleri, elektronik konuları, oyunlar, vs. her şey var. Neredeyse her işe el attım. Çünkü bilgisayar başında bir şeyler yapmaktan çok zevk alıyorum. Farklı konuları incelemek, değişik sorunlarla uğraşmak, farklı insanların farklı bakış açılarını görmek, her zaman çok büyük zevk verdi bana…
İnternette okumayı çok seviyorum. Durmadan saatlerce kimsenin umurunda olmayacak konuları okuyabilirim. (Balık hafızasına ters olacak ama uzun zamanda unutmam. Bu arada düşünüldüğü gibi balıkların hafızaları o kadar kötü değildir. Benden biliyorum :) ) O kadar çok okudum, gezdim ki -elbette yeterli değil- şu an için iyi bir kaynak arşivine sahip olduğumu söyleyebilirim.
Çoğu arkadaşımı internette gezerken görünce üzülüyorum, interneti çok bilinçsizce kullanıyorlar. Neyi nerede arayacaklarından bihaberler. Varsa yoksa “google’a gir, iki tırnak koy, ara ve bul”. Tabi yeni kuşakta var onları ihmal etmeyelim. Her şeyi forumlarda toplayan, bütün gün boyunca sitelerden “ne indirebilirim, nasıl Adsl kotam boşa gitmez, ehi ehi bak ne buldum, kimse bulamaz bunları” diye uğraşanlar…
Türkiye’nin bilgi ve bilişim platformu Adsl’nin Türkiye’de gelişimi ile kendine çeki düzen vereceği yerde giderek daha da kötüye gidiyor. Türkçe bilgi bulmak neredeyse imkansız gibi.. Wikipedia-tr ortamı son zamanlarda çıkmış olmasına rağmen çok zayıf. Çoğu konu hakkında bilgiler resmen öylesine yazılmış. Kötü demek istemiyorum. Çünkü hiç yoktan iyidir. (Umarım Türk bilişimcileri bu konuda desteklerini artırarak devam ettirirler) İnsanlar bilgi paylaşımı diye forumları mesken tutmuşlar. Kabul etmek lazım bazılarında az da olsa güzel yazılar var. Ama hack, crack, çalıntı programlar ve şablonlar etrafında dönen bu sitelerinde ömürleri fazla uzun olmuyor. (Bknz: forumtr.com) Ülkemizde bu yüzden de internet hala dosya paylaşımından öteye gitmiyor. Yaratıcı, özgün, girişimci fikirlerle insanların ortaya çıkarak ortak platformlar geliştirmesi ve özlenen Türkçe kaynak sitelerine ulaşılması en büyük temennim.
Belki de herkes gibi olmamak için bu siteyi kurdum. Elimdeki kaynaklar, ipuçlarını ve edindiğim tecrübeleri aktarmak istiyorum. Her yazdığım yazının altında kendi imzamın olmasını, Türk siteleri içerisinde özgünlüğü ile öne çıkan bir site olmasını amaçlıyorum. Bu yüzden de bilgimin sözde kalmaması için elimden geleni yapacağım. Umarım iyi bir yazı dizisi, güncel haberler ve çok istediğim projelerle sizlere okunası bir site yaratabilirim.
