Sonunda Taşındım

Ağustos 17, 2007 2 comments

Uzun zamandır siteye bir şey yazmadığımı farkettim. Taşınma faslı artık bitti gibi görünüyor. Hepinizi yeni evime beklerim.

not: yeni ev, kurtuluş/şişli’de pangaltı denilen yerde :)

07 / 07 / 07

Temmuz 4, 2007 1 comment

Güzel bir tarihle karşınızdayım. Hayatımda bir çileden daha kurtulmak için gün sayıyorum. 7 Temmuz günü Ankaradaki kursumun bitirme projeleri sunumları var. Harıl harıl onu yetiştirmek için var gücümle çalışıyorum. Umarım bu ayrıcalıklı günde sağ salim Ankara’dan dönerim :)

Kaçıncı oluyor bende bilmiyorum ama bitirme projesi ve tez kelimelerinden tiksinmeye başladım artık. İstemiyorum kardeşim ben rapor yazmak, sunum hazırlamak, üstüne de bir proje yapmak. Millet ne güzel tatil yapıyor. Biz sıcakta oturmuşuz kod yazıyoruz. Nefret ettim kod yazmaktan. Sonunda ne yapmayacağıma karar verdim :) Kod üzerinden ilerlemicem. Kafam istesemde basmıyor bu kadar basit. O kadar gül gibi mesleğim dururken benim neyime bilgisayar, yazılım vs. En güzeli bildiğin yoldur demişler.

Ben giderim kendi yoluma..

not: Tabi önce şu projeden geçip sertifikayı almak gerek :)

“Patlamak” Demek Buymuş

Mayıs 23, 2007 6 comments

Hayatımın en kötü günlerinden biriyle karşınızdayım..

Herşeyin en düzenlisini yapan, her ayrıntıyı düşünen, zamanını en iyi şekilde programlamakla övünen ben, bugün patladım. Ama ne patlamak. Bir daha böyle bir his yaşayacağımı hiç zannetmiyorum ki yaşamam da zaten. Kılı kırk yaracağıma eminim.

Herşey çok ani gelişti. Dün akşam saat 23:00 sularında çok güzel bir şekilde dinleniyordum. Günüm çok güzel geçmişti. Finallerime böyle rahat rahat çalışıyordum, göz atıyordum daha doğrusu. Tv izlemek, dışarı çıkıp gezmek, kitap okumak, hatta PSP oynamak gibi bütün aktiviteleride gerçekleştirmiş olmanın gururu ve rahatlığı içerisindeydim ve ondan sonra Mustafa çıka geldi.. Işıklar söndü, herşey kabusa dönüştü.

Şimdi gelelim olaya. Beni benden alan şey neydi? Mustafa geldi ve bana “yarın sınavda napcaz abi, ben hiç birşey anlamadım” falan dedi. Resmen dünyam karardı. Çünkü ben sınavın Perşembe olduğunu zanneden asimile edilmiş bir balıktım. Tüm planlarımı ona göre yapmıştım. Yarın okula giderim herşeyi toparlarım vs. diyordum. Ama gelin görünki arkadaşım (saolsun) bunu bana söylediğinde sınava 10 saat kalmıştı. Uyumak ve yolu saymıyorum bile. Konu ile yakından uzaktan hiçbir bağlantım olmasada jet hızında çalışmaya başladım tabi. Direk izin verilen A4 kopya kağıdını hazırladım. Sonra sabahlayarak direk okula geçtim.

Hayatımda bir daha bu kadar stres yaşar mıyım bilmem ama bugüne kadar yaşadıklarımın arasında yerini en ön sıralardan aldı. İlk kez bir sınavın saatini şaşırdım. Eğitim ve öğretim hayatımda çok saçma işler yapmış olabilirim ama bu kadar saçması ile karşılaşmamıştım.

Yusuf yusuf eden benliğim okula gittiğimde anca kendini toplamıştı. Sınav zaten zor olacaktı biliyordum ama birşeyler karalamayı becerdim. Umarım kalmam. Yoksa o zaman asıl “stres” başlar. Hayatım tam bir işkenceye dönüşür.

Okuldan sonra Mustafa’ya teşekkürlerimi sunduktan sonra, birlikte takıldık biraz.. Yemek, çay vs. Her zamanki gibi güzel güzel muhabbet ettik. Yine her konuya değindik tabi. Bilişimden, üniversite eğitimine.. Yazılımdan, “biz ne bok yiyoruz ulana” kadar.. :)

Bu arada onun söylediği bir lafa bu kadar katılacağımı düşünemezdim: “Abi biz Telekom’da okumuyoruz ki direk “Applied Mathematics” bizimkisi” gibi bir şey dedi. Ben koptum tabi. Cidden de düşününce bu kadar pratikten yoksun bir üniversite hayatı olamazdı. Hani daha önce farketmedim mi falan diyebilirsiniz ? “Farkettim de kendi söylemek salakça geldi”. İnsanoğluyuz, niçin yaptığımızdan çok nasıl yaptığımız üzerine yoğunlaşıyoruz. Biri bizi uyarmadan yada bize söylemeden, olaylara bakmayı tercih ediyoruz. Hani şu öküzün trene baktığı cinsten.

Hah işte bugün de o tren gelip bir balığın üzerinden geçti..

Umarım balık ölmez..

Dostlar, Başarılar Dilerim.

Şubat 9, 2007 3 comments

Daha iki gün önce birlikte Cibali Kampüsünde sürttüğümüz günleri dün gibi hatırlıyorum. Ama zaman geçiyor ve sizde çok güzel yerlere geliyorsunuz. Sizin kadar bende çok mutluyum, umarım başarılarınız  her zamanki gibi devam eder ve birlikte daha nice günlere beraber gireriz :)

Öncelikle Emre’cim seni çok çoook tebrik ediyorum. Hoşgeldin İTÜ’ye :) Ben seni zaten uzun zamandır bekliyordum. Yüksek Lisans Eğitiminde sana başarılar diliyorum. Umarım artık çarpanlara ayırmayı öğrenirsin :P

Vedatım senin gibi adamı bu kadar beklettiler ya kırıldım valla, ama sonunda istediğin gibi güzel bir işe kavuştun. İTÜ Teknokent’te olman ise ayrı bir mutluluk benim için. Senin gibi birisinin yakınlarda olması gerçekten çok güzel. Yeni işinin sana mutluluk ve başarıyı bir arada getirmesini dilerim.

Tolga’cım senin kutlancak yerin kalmadı valla :) Sen artık tam bir amerigalı oldun, yaptığın işlerle ve başarılarınla zaten ne kadar kaliteli bir insan olduğunu her zaman bize gösterdin. Bizlere cesaretinle örnek biri oldun. Umarım Khas’tan niceleri senin gibi oralara gelir.(Sen şimdi “zor gelirler,nihaha” diyorsun,tahmin ediyorum :) ) Montana State University’den ayrılmayacağını bildiğimden seni şimdiden tebrik ediyorum(mezuniyetin için), oralara gittin bizleri temsil ettin. Umarım en güzel şekilde Amerika’da hayatına devam edersin. Bu arada sen bir iş bul ve bir tel çek, ben hemen ordayım :)

Hep birlikte daha güzel günlere..

Zaman Hızla Geçiyor

Şubat 9, 2007 No comments yet

Finaller ve tatilden sonra hepinize merhaba,

Napacağımı bilmez halde başlasam da bu yıla, bazı şeyler yerine oturmaya başladı galiba. Amaçlarım, isteklerim, planlarım yüzümü kara çıkarmıyor artık. Zamanımın su gibi akması dışında hayatımdan da gayet memnunum. Zamanımın yettiğince aklıma gelen herşeyi yapmak ve siz dostlarımla olabildiğince çok şey paylaşmak istiyorum.

Zaman işte böyle akıyor :

http://www.youtube.com/watch?v=GDfqCFFvfag 

Vazgeçemediklerim :)

Aralık 29, 2006 1 comment

İçki içmeyen birisi olarak diğer içecek türlerine yönelimin olduğunu pek çok arkadaşım bilir. Bunlardan biride canım kahvemdir :) Soğuk kış günlerinde vazgeçilmez dostumdur. Kafein mi alkol mü diye sormuştum benim için “net” olarak açık cevap kahvedir.

Eğlenmenin değil çalışmanın içeceği.. Kafa uyuşturmanın değil bilinci açmanın içeceği.. Hep yanımda olman dileğiyle..

Kafein

Ben Nasıl Büyük Adam Olucam?

Aralık 3, 2006 4 comments

Görüyorum ki eski günlerin değeri hiç bir zaman unutulmuyor. Lise ahbaplarımdan Onur’u da yeri bu yüzden benim için hep ayrı. Yıllar önce geldiğimiz İstanbul macerasından gayet başarı olarak çıkmayı başardı ve şimdi de kendisini askere uğurluyoruz.(Galiba sıra bana da geliyor) Umarım herşey gönlünce olur.

Bu arada bana attığın bu mp3 için sana ayrıca teşekkür ediyorum. Herhalde bu kadar duygularımı ifade edecek bir şarkı olamazdı. Ne de olsa aynı topraksın, anlıyorsun derdimi.. :)

Pinhani – Ben Nasıl Büyük Adam Olucam

Bu Ne Hız Be..

Kasım 14, 2006 2,214 comments

Ah ah eski günler demekten alamıyorum kendimi.. Nerde o güzel günler.. Bütün gün yatan, mekan mekan sürten, sınav gecesi çalışan Çağdaş nerde..Nerde o son gece performansları..

Herhalde biraz daha kasarsam kendimi aşacam :) Bu son haftalarda uyucak zaman bile bulamıyorum, bu yüzden de sitenin güncellemesini yapmakta gecikiyorum.

Bu arada sınavlara son gece çalışmak fena fikir değilmiş. Haftalarda çalışsanız bile bir şeye yaramıyormuş bunu anladım :) Yine basıyorum sıfırları büyük bir zevkle..

Bu hafta bitsin azcıkta olsa oyun oynayacağım. NFS Carbon çıkmış, biraz rahatlar, hazırlık yaparım bari bir sonraki LAN partiye :) Onurcuğuma bileniyorum. Kaçışın yok dostum, bu sefer ezicem. (Dodge’umu da koymuşlar bu sefer Muscle Car’lar grubuna)

Kalın sağlıcakla..

1.Dalton Kardeşler Lan Parti

Ekim 23, 2006 17 comments

Evet bayramdan sonra başlayacak sınav maratonu öncesinde güzel bir rahatlama seansını arkamızda bıraktık dostlarım. Katılarak beni mutlu ettiğinizi söylemek isterim. Umarım bundan sonrada bir kaç tane daha böyle organizasyon yapma şansımız olur :) Gelelim günün güzel anektotlarına.. Bayram sabahının erken saatlerinde başlayan buluşma sonrasında görüldükü nam-ı değer avarelimiz kendini kaybetmiş yine bir yerlerde :P Onur ve benim ramazan münasebeti ile hacı gibi dolaşıyor olmamız ise başka bir olay. (Biri artık şu makinamı tamir etsin hihi..) Ayrılmaz ikili mehmet ve erkan ise geç kalmaları ile güne damgalarını sabahtan vurdular. Bu yüzden de belki de hiç toparlayamadılar gün boyu kendilerini :)

birinciyimtabikihediyeyebakbeodul torenimerhaba

kurulumlaroyunsirasitopluyemekarasi

Uzun zaman sonra oyun oynamak gerçekten çok garip bir duyguymuş. NFS’te ne yalan söyleyeyim Onur’dan iyi olmama rağmen az hata yaparak kazandım :) Biraz da bok attım tabi.. Kazanmak için herşeyi yapacaksın :) (Dimi kanka?) Strateji’de ise uzun zamandır oynamamam fazla bir etki yapmadı tabiiki. En son Erkanla Mehmetin seslerini duyar gibiyim. “Ben oynamıyorum abi bu adamla strateji falan..” Kaçınılmaz sonuçtu üzgünüm dostlarım :)

Emre ve Onur’un strateji oyunundaki performansları gerçekten iyiydi. Takdir ettim, en azından pes etmediler :) Erkan bu arada söylemedi deme seninle bir daha oynamaz bu adamlar. Boyuna arkalarından vurdun adamları. Mehmet ise hayatımda görmediğim taktiklerle oynadı kendini aştı :) Umarım herolar bir dahaki oyunlarda azıcıkda olsa şehir dışına çıkar.

Günün sonundaki sonuçlar ise çokta beklenmedik olmadı. 6 yarış üzerinden puanlama usülü oynanan Need For Speed’i 1.Ben(şansla :P ) 2. Onur 3.Erkan bitirdi ve süper DVDlerini kazandılar. Bu arada söylemeden geçemicem kendi DVDlerimi kazanmak bana çok koydu. İnsan ufacıkda olsa güzel bir hediye verir dimi :P

Starcraft’ta ise 2 maç yaptık. Bunda öle turnuvaya falan gerek kalmadı. Her iki maçıda 4′e 1 olaraktan aldım :) Benle starcraft oynanmaz söylemiştim size hehe..

Warcrafttaki çekişmeler ise daha bir heyecanlıydı. 3 oyun herkes tek oynadıktan sonra bir kerede 3′e 2 olaraktan maç yaptık. Erkan ve mehmet’in hero seçimleri ve yorumları harikaydı. Emre ve Onur ise ne kadar kasarlarsa kassınlar bir maç bile alamadılar :) (Emre ne kadar kazandığını iddaa etse de..) Sonuç çok net şekilde belliydi. Üzgünüm çocuklar..

Bir dahaki LAN parti’de buluşmak üzere.. Onur Emre biraz antreman yapın olcak, ha gayret :) Bu arada Onur bende kasıcam merak etme NFS’te geçit vermem..Fishmaster her zaman fishmaster’dır.

Yemek seansımız ise gerçekten unutulmazdı. KFC’den ısmarladığımız 10 Menü dağ gibi oldu diyebilirim. Sadece 15dk içinde bunları silip süpürmemiz ise az bi hayvanlık değildi :) Gerçi geçende Profilo’da da yaptığımız farklı değildi. Galiba dostlarım biz cidden çok açız. Bir daha bana KFC demessiniz umarım bugünden sonra..Bööö geldi artık.

Hepinizi öpüyorum kalın sağlıcakla. Sınavlarınızda başarılar diliyorum.

Belki

Ekim 9, 2006 No comments yet

Günler, haftalar, aylar geçse de bazı şeylerin değişmesi o kadar kolay değil demekki. Hayatta yaptıklarınız öyle yada böyle hep yüzüne vuruyor, istesenizde istemesenizde. Siz kendi dünyanızda hep doğruları yaptığınızı zannediyorsunuz ama genelde dış dünya bunun bilincinde olmuyor. Olmamasıda doğal çünkü insanlar hep dışarıdan, yüzeyden görüyorlar.(Belkide gerçekten olanı,bilemiyorum) Bunu engellemenin bir yolu yok galiba..Ne yaparsam yapayım anlatmak istediğim noktalarda çok konuştuğumda haksız ve bilmiş, konuşmadığımda ise hiç tahmin etmediğim (tahammül etmekte bile zorlandığım) şeylere bile boyun eğmek zorunda kalıyorum. Orta noktasını bulmak zor galiba. İnsanların anlayış farklarından doğan nüansları umarım bir gün çözer ve arkama bakmadan yürümeyi beceririm.

Belki o zaman daha huzurlu olurum ve insanları üzmem..

Belki onlarda arkamdan konuşmayı artık bırakırlar..

Sayfa 2 / 3«123»

Kod Arama