“Patlamak” Demek Buymuş

Mayıs 23, 2007 6 comments

Hayatımın en kötü günlerinden biriyle karşınızdayım..

Herşeyin en düzenlisini yapan, her ayrıntıyı düşünen, zamanını en iyi şekilde programlamakla övünen ben, bugün patladım. Ama ne patlamak. Bir daha böyle bir his yaşayacağımı hiç zannetmiyorum ki yaşamam da zaten. Kılı kırk yaracağıma eminim.

Herşey çok ani gelişti. Dün akşam saat 23:00 sularında çok güzel bir şekilde dinleniyordum. Günüm çok güzel geçmişti. Finallerime böyle rahat rahat çalışıyordum, göz atıyordum daha doğrusu. Tv izlemek, dışarı çıkıp gezmek, kitap okumak, hatta PSP oynamak gibi bütün aktiviteleride gerçekleştirmiş olmanın gururu ve rahatlığı içerisindeydim ve ondan sonra Mustafa çıka geldi.. Işıklar söndü, herşey kabusa dönüştü.

Şimdi gelelim olaya. Beni benden alan şey neydi? Mustafa geldi ve bana “yarın sınavda napcaz abi, ben hiç birşey anlamadım” falan dedi. Resmen dünyam karardı. Çünkü ben sınavın Perşembe olduğunu zanneden asimile edilmiş bir balıktım. Tüm planlarımı ona göre yapmıştım. Yarın okula giderim herşeyi toparlarım vs. diyordum. Ama gelin görünki arkadaşım (saolsun) bunu bana söylediğinde sınava 10 saat kalmıştı. Uyumak ve yolu saymıyorum bile. Konu ile yakından uzaktan hiçbir bağlantım olmasada jet hızında çalışmaya başladım tabi. Direk izin verilen A4 kopya kağıdını hazırladım. Sonra sabahlayarak direk okula geçtim.

Hayatımda bir daha bu kadar stres yaşar mıyım bilmem ama bugüne kadar yaşadıklarımın arasında yerini en ön sıralardan aldı. İlk kez bir sınavın saatini şaşırdım. Eğitim ve öğretim hayatımda çok saçma işler yapmış olabilirim ama bu kadar saçması ile karşılaşmamıştım.

Yusuf yusuf eden benliğim okula gittiğimde anca kendini toplamıştı. Sınav zaten zor olacaktı biliyordum ama birşeyler karalamayı becerdim. Umarım kalmam. Yoksa o zaman asıl “stres” başlar. Hayatım tam bir işkenceye dönüşür.

Okuldan sonra Mustafa’ya teşekkürlerimi sunduktan sonra, birlikte takıldık biraz.. Yemek, çay vs. Her zamanki gibi güzel güzel muhabbet ettik. Yine her konuya değindik tabi. Bilişimden, üniversite eğitimine.. Yazılımdan, “biz ne bok yiyoruz ulana” kadar.. :)

Bu arada onun söylediği bir lafa bu kadar katılacağımı düşünemezdim: “Abi biz Telekom’da okumuyoruz ki direk “Applied Mathematics” bizimkisi” gibi bir şey dedi. Ben koptum tabi. Cidden de düşününce bu kadar pratikten yoksun bir üniversite hayatı olamazdı. Hani daha önce farketmedim mi falan diyebilirsiniz ? “Farkettim de kendi söylemek salakça geldi”. İnsanoğluyuz, niçin yaptığımızdan çok nasıl yaptığımız üzerine yoğunlaşıyoruz. Biri bizi uyarmadan yada bize söylemeden, olaylara bakmayı tercih ediyoruz. Hani şu öküzün trene baktığı cinsten.

Hah işte bugün de o tren gelip bir balığın üzerinden geçti..

Umarım balık ölmez..


Kod Arama